Siyaset, oy pusulalarındaki mühürlerle başlayıp biten soğuk bir pazarlık alanı değildir. Asıl siyaset; seçildikten sonra üzerindeki parti rozetini kalbinin derinliklerine saklayıp, temsil ettiği şehrin tamamına göğsünü siper edebilmektir. İşte tam da bu yüzden Gaziantep AK Parti Milletvekili Bünyamin Bozgeyik’in Karkamış’ta sergilediği tutum, siyasi bir tercih değil, anayasal ve vicdani bir zorunluluktur.
Son günlerde Nizip ve Karkamış ziyaretinde farklı siyasi görüşten vatandaşlarla bir araya geldi, dertleşti ve helalleşti diye Bozgeyik’i hedef almaya çalışanların gözden kaçırdığı hayati bir hakikat var: Bir milletvekili, sadece kendisine oy verenlerin değil, sandığa gitmeyenlerin ve hatta rakip partilere oy basanların da vekilidir. Yolu, suyu, derdi ve geleceği ortak olan bir coğrafyada vatandaşın siyasi kimliğine göre selam alıp vermek, bu toprakların mayasındaki samimiyete aykırıdır.
Toplumun her kesimini kucaklayan, kapsayıcı ve yapıcı bir siyaset anlayışını linç linç etmeye kalkışmak; ayrıştırmadan, kutuplaşmadan ve mahalle kavgalarından beslenen hizip anlayışının son çırpınışlarıdır. Bünyamin Bozgeyik’in sergilediği duruş, tam aksine Gaziantep’in ortak aklına, kardeşlik hukukuna ve Türkiye Yüzyılı’nın birlik vizyonuna hizmet etmektedir. Ulaşabildiği her ferde parti rozetine bakmaksızın yardım elini uzatan, derdiyle dertlenen bir "halk adamı" profilini eleştirmek değil, aksine baş tacı etmek gerekir.
Gaziantep, tarihi boyunca ortak mücadele ruhuyla ayağa kalkmış bir şehirdir. Siyasette hizipçiliği ve dar mahalle hesaplarını bir kenara bırakıp birlik ve beraberlik türküleri söyleme zamanıdır. Bozgeyik’in attığı bu adım doğru yoldur; milletin meclisine gönderilen her vekilin yürümesi gereken asıl yol da zaten tam olarak burasıdır.