Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Balkondan Bulaşık Suyu Dökenden, Siyasiden Güç Alan Esnaftan Medeniyet Beklenmez

Paylaş:
N

Geçtiğimiz günlerde Bakü’deydim. Kardeş coğrafyada insanı ilk çarpan şey; gözün alabildiğine uzanan o kusursuz temizlik, intizam ve toplumsal saygı oldu. Bakü sokaklarında yürürken gayriihtiyari yere bakıyorsunuz; tek bir çöp, ihmal edilmiş tek bir köşe dahi bulmak imkânsız.

Dönüp kendi evimize, Gaziantep’imize baktığımızda ise acı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Ancak burada dürüst olalım: Suçun tamamını belediyelerin üzerine atıp kenara çekilemeyiz. Temizlik işçileri gece gündüz sokakları süpürüyor, belediyeler çalışıyor. Asıl sorun, kendi yaşadığı alana ve komşusuna saygısı kalmamış zihniyette.

Mesele sadece belediyenin süpürdüğü cadde değil ki... Dönün, lüks dediğimiz sitelere, katlı apartmanlara bakın. Kadın, yıkadığı bulaşığın kirli suyunu 13’üncü, 15’inci kattan aşağı dökmekte hiçbir beis görmezken, yediği yemeklerin artıklarını da aşağıya boca etmekte bir sakınca görmüyor. Adam, içtiği sigaranın izmaritini oturduğu sitenin bahçesinde oyun oynayan çoluğun çocuğun üzerine fırlatıyor. "Bu kor izmarit bir çocuğun gözüne gelir mi, bir can yakar mı, yangın çıkarır mı?" diye dönüp arkasına bile bakmıyor.

İşin bir de o yere göğe sığdıramadığımız gastronomi boyutu var... Bakü’de gittiğimiz restoranlar pırıl pırıl, garsonlar son derece güler yüzlü, menüler zengin ve hijyen standartları kusursuzdu; mide rahatsızlığı yaşamayı bırakın, insan masaya otururken huzur duyuyor. Peki ya bizde? Gastronomi başkentiyiz diyoruz ama lavabosu, tuvaleti bile olmayan, kale altında çalışan "kebapçı" dükkânları, yıkanmadan doğrudan salataya doğranan çamurlu yeşillikleri ve hijyenden nasibini almamış mutfaklarıyla insan sağlığı alenen hiçe sayılıyor.

Daha geçenlerde Şahinbey Belediyesi bir fırını denetledi. Hamur teknelerinin içinde hamam böcekleri cirit atıyor, her yer pislik kaynıyor. Dükkân mühürleniyor ama fırın sahibi pişkince çıkıp "İki böcekten ne olacak kardeşim?" diyerek o iğrençliği savunabiliyor. İşin daha acı tarafı ne biliyor musunuz? Belediyeler denetim yapıp mühürü vurmak istediğinde hemen siyasiler devreye giriyor! "Aman fırını kapatmayın, fırıncı bizim akraba, cezayı idare edin" diye zabıtaya baskı kurup o dosyaları sümen altı ettiriyorlar.

Buradan o siyasilere açıkça sesleniyorum: Kimse kusura bakmasın, halkın sağlığıyla oynanırken kimse kimseye acıyamaz! "Bizim adamdır, idare edin" diyen o siyasi; yüreği yetiyorsa gitsin ekmeğini o böcekli fırından alsın, çoluğuna çocuğuna, misafirine o fırından çıkan ekmeği yedirsin! Kendi yiyemeyeceğiniz pisliği, oy uğruna bu halka reva göremezsiniz.

"Temizlik imandandır" kelamını dilinden düşürmeyen bir toplumda, bu anlayış ne yazık ki Gaziantep’te yozlaşmış durumda. Bir belediye her vatandaşın veya her dükkânın peşine bir zabıta takamaz. Taksa bile araya giren siyasi kayırmacılık bitmedikçe bu kentte hijyen sağlanamaz.

Kendi kapısının önünü kirleten, sağlığı hiçe sayan, hamam böcekli fırına siyasi zırh olan bir anlayışla ne dünya markası olunur ne de kültür kenti. Şehrimize, birbirimize ve halkın sağlığına saygı duymayı öğrenmedikçe, pırıl pırıl bir Gaziantep hayalden öteye geçemez.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Marka Flower Çiçekçi
WhatsApp
İhbar Hattı