Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Barut Fıçısına Dönen Avrupa ve Çarkları Durma Noktasına Gelen Türk Sanayisinin Sınavı

Paylaş:
N

Bugünlerde Fransa’dan İspanya’ya, Polonya’dan Avrupa’nın dört bir yanına uzanan coğrafyada sokaklar adeta birer barut fıçısı. Gençliğin artan hayat pahalılığına, konut krizlerine, geleceksizlik hissine ve kemer sıkma politikalarına karşı başkaldırısı, hükümetleri zor duruma sokuyor. Görünürde bu patlamaların arkasında içsel ekonomik çöküntüler ve sosyal patlamalar var; ancak madalyonun bir de perde arkası bulunuyor. Küresel satranç tahtasında; Amerika’nın transatlantik dengeleri kendi lehine formatlama çabaları, Rusya’nın enerji ve istikrarsızlık üzerinden attığı jeopolitik adımlar ve bölgedeki aktörlerin hamleleri, Avrupa’nın içindeki fay hatlarını tetikliyor.

Peki, komşunun evindeki bu yangın bizi teğet mi geçecek? Kesinlikle hayır. Tam aksine, dumanı doğrudan bizim ocağımızı yakıyor.

İhracatçının Sırtındaki Yük: Zaten Perişan Olan Sanayi

Türkiye’de, özellikle üretim ve ihracat üssü olan Gaziantep gibi sanayi kenti lokomotiflerde durum ortada. Türk sanayicisi ve ihracatçısı bugün tarihinin en ağır süreçlerinden birinden geçiyor. Fabrikalarda kapasiteler düşmüş, maliyetler katlanmış durumdayken; iflaslar ve konkordolar adeta çığ gibi artıyor. İhracatçımız ayakta kalabilmek, dükkânın ışıklarını kapatmamak için dişiyle tırnağıyla mücadele ediyor. Ülke ülke, şehir şehir dolaşarak dış ticaret heyetleri oluşturan, yeni pazarlar arayan fedakâr bir sanayi ordumuz var.

Ancak coğrafi ve jeopolitik gerçekler el frenimizi çekiyor. Geleneksel pazarımız olan Avrupa sıkıntılı bir süreçten geçerken, Ortadoğu’daki kronik istikrarsızlık ve savaşlar nedeniyle bu bölgeye sağlıklı ticaret yapabilmek imkânsız hale gelmiştir. Aynı şekilde Rusya ve Ukrayna hattındaki savaş, geleneksel ihracat yollarımızı tıkamıştır. İhracatçılarımız ne kadar uzak ülkelere, Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya gidip yeni pazarlar keşfetse de; bu pazarların olgunlaşması, ticari altyapının oturması ve ülkeye döviz olarak dönmesi uzun vadeli süreçlerdir. Bugünün acil borçlarını, bugünün hammadde ve enerji faturalarını yarının ihtimalleriyle ödeyemezsiniz.

İşte bu yüzden, tüm bu tıkanıklıkların ortasında Avrupa’dan gelen ihracat gelirleri ve döviz girdisi şu an adeta can suyu niteliğindedir.

Avrupa Karışırsa Türkiye’ye Ne Olur?

Eğer Avrupa sokaklarındaki bu protestolar ve ekonomik daralma derinleşirse, ilk olarak talep çöküşü yaşanacaktır. Alım gücü düşen Avrupalı tüketiciler tekstilden halıya, otomotiv yan sanayisinden gıdaya kadar siparişleri erteler ya da iptal eder. Bu da Gaziantep’ten Bursa’ya kadar tüm üretim bandının durması demektir. İkinci olarak lojistik tıkanıklıklar kapıdadır; Fransa, İtalya veya Almanya’daki grevler ve ulaşım aksamaları, mallarımızın tam zamanında alıcıya ulaşmasını engeller, depolarda maliyet yaratır.

Sanayici Yalnız Bırakılmamalıdır!

Bugün tablo bu kadar net ve tehlikeliyken; ülkeyi yönetenlerin, ekonominin akarsuyu olan sanayiciyi ve ihracatçıyı "kendi kaderine" terk etme lüksü yoktur. Fabrikalar birer birer konkordato giderken, istihdam kaybolurken "ihracat rakamlarıyla" övünmek günü kurtarır ama geleceği batırır.

Acilen atılması gereken adımlar hayati önem taşımaktadır. İhracatçının finansmana erişimi kolaylaştırılmalı, krediler cezalandırıcı değil, üreteni koruyucu bir yapıya kavuşturulmalıdır. Artan enerji, işçilik ve girdi maliyetleri karşısında sanayiciye nokta atışı destekler sağlanmalı ve alternatif pazar arayışındaki dış ticaret heyetlerine verilen devlet destekleri ve lojistik teşvikler misliyle artırılmalıdır.

Sözün Özü

Avrupa’nın sokaklarındaki öfke ve kriz, İstanbul’daki, İzmir’deki, Gaziantep’teki fabrikaların çarklarını yavaşlatıyorsa; bu tehlikeyi sadece bir dış politika haberi olarak okuyamayız. Bu, doğrudan istihdamın, ekmeğin ve ulusal ekonominin meselesidir. Gün, sanayicisine ve ihracatçısına omuz veren, onları bu küresel fırtınada koruyacak kalkanı kuşanma günüdür. Aksi takdirde, bu fırtınanın dindiği gün geride ne güçlü bir üretim üssü ne de ayakta kalan bir sanayi kalacaktır.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Marka Flower Çiçekçi
WhatsApp
İhbar Hattı