Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

SANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKER

Paylaş:
N

Bugün Türkiye ekonomisinde çarklar zor dönüyor. Yüksek faiz baskısı, daralan dış pazarlar ve tırmanan maliyetler; üretimi, yatırımı ve istihdamı âdeta durma noktasına getirdi. Reel sektör bir nefes, bir çıkış yolu arıyor. İşte böyle bir ortamda Gaziantep Ticaret Odası’nın (GTO) ev sahipliğinde gerçekleşen "İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması", öylesine yapılmış bir protokol toplantısının çok ötesinde tarihi bir anlam taşıyıyordu.

Şehrin Tüm Dinamikleri O Salondaydı

Bu dev buluşmanın en dikkat çekici ve altı çizilmesi gereken yanı, kent ekonomisine yön veren istisnasız tüm aktörlerin tek bir salonda bir araya gelmiş olmasıydı. Gaziantep Valimiz Kemal Çeber ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’in öncülüğünde; OSB yönetimi, GAİB ( Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri), GSO ve diğer Oda ve Borsa Başkanları, tüm STK liderleri, dernekler ve şehrin vizyoner iş insanları o gün oradaydı.SANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKER

Şehrin mülki idaresinden yerel yönetimine, sanayisinden ihracatçısına kadar tüm dinamikleri böylesine kritik bir gündemde tek yürek halinde aynı masada toplamak kesinlikle her babayiğidin kârı değildir. Kentin tüm bileşenlerini ortak bir hedef doğrultusunda bir araya getirme başarısını gösteren, kamu ile reel sektör arasında adeta çelikten bir köprü kuran Gaziantep Valisi Sayın Kemal Çeber’in devlet adamlığı vizyonu ve sanayicinin her daim yanında duran Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin’in kapsayıcı liderliği her türlü takdirin üzerindedir.SANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKER

Şehrin tüm bileşenlerinin aynı salonda kenetlenmiş olması tek bir gerçeği haykırıyordu: Demek ki feryat büyük, demek ki üreticinin ve sanayicinin gür sesi artık en yüksek perdeden duyulacak! Ziraat, VakıfBank, Halkbank ve Eximbank genel müdürleri de finansa erişim yangınının tam merkezinde işte bu kenetlenmiş iradeyi karşılarında buldular.SANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKER

Yıldırım’ın Ağır Sorumluluğu ve Sahadaki Gerçekler

Salonu dolduran yüzlerce sanayici ve tüccarın duygularına tercüman olan, kentin bu birleşmiş gücünü arkasına alarak kürsüde sözünü sakınmadan konuşan isim ise GTO Başkanı Tuncay Yıldırım oldu.

Tuncay Yıldırım sadece bir oda başkanı gibi değil; üretimden kopma noktasına gelen reel sektörün sesi, çarkları dönmekte zorlanan sanayicinin hakkını arayan bir lider gibi konuştu. Yıldırım’ın konuşması, diplomasi nezaketinin arkasına sığınmayan, bilakis krizin yakıcılığını tam olarak masaya yatıran bir uyarı niteliğindeydi.

Yıldırım’ın dikkat çektiği en temel hakikat şuydu: "Reel sektör yoksa, finans sektörü de yoktur."

Son dönemde bankaların kârlılık oranları konuşulurken sanayicinin faiz cenderesinde ezilmesi kabul edilebilir bir durum değil. Sanayide şalterler inip fabrikaların bacası tütmez hale geldiğinde, o bankacılık sisteminin de ayakta kalması mümkün olamaz. Bir uçağın iki kanadından biri kırılırsa o uçak düşer. Yıldırım, kamu bankalarının tepe yöneticilerine tam da bu ekonomik denklemi hatırlattı: "Gaziantep'e sağlanan finansman yalnızca bir işletmeye verilen kredi değil, Türkiye'nin rekabet gücüne yapılan yatırımdır."

Çünkü bu şehirde kullanılan kredi ranta değil, üretime, ihracata ve istihdama dönüşür. Gaziantep durursa, Türkiye bilançosu ağır hasar alır.

Erken Müdahale Reçetesi: "Gaziantep Modeli"

Tuncay Yıldırım’ın zirvede ortaya koyduğu en somut ve hayati teklif ise "Gaziantep Modeli" adını verdiği "yaşatan yapılandırma" yaklaşımıydı. Politika faizi ile ticari kredi faizleri arasındaki makasın üreticiyi nefessiz bıraktığını net bir dille ifade eden Yıldırım, tıp dünyasından verdiği o çarpıcı örnekle durumu özetledi:

"Hastaya ilacı zamanında vermek gerekir. Durumu kritik hâle geldikten sonra verilen ilacın etkisi sınırlı kalır."

Tuncay Başkan’ın sunduğu reçete son derece açık: İşletmeler yoğun bakıma düşmeden, iflasın ya da üretimi durdurmanın eşiğine gelmeden önce bankacılık sistemi esnek ve yapıcı bir tutumla devreye girmeli. Şirketler çöktükten sonra yapılacak yapılandırmaların kimseye faydası yok. Erken müdahale mekanizmasını içeren bu pilot uygulamanın Gaziantep’ten başlatılması teklifi, Yıldırım’ın hem şehrin potansiyeline olan inancını hem de krizden çıkışa dair vizyoner duruşunu sergiliyor.

Top Şimdi Bankacıların Sahasında

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ve Eximbank Genel Müdürü Ali Güney’in Gaziantep’e dair olumlu mesajları ve destek sözleri elbette kıymetli. Ancak sahada yangın sürerken temenniler karın doyurmuyor.

Tuncay Yıldırım, Valisiyle, Büyükşehir Belediye Başkanıyla ve tüm STK'larıyla tek vücut olmuş bir şehrin gücünü arkasına alarak üreticinin derdini finans sektörünün en tepe isimlerinin yüzüne karşı açıkça dile getirdi ve yapıcı bir çıkış yolu sundu. Şimdi sıra bankalarda. Sanayiciyi ve tüccarı yaşatacak adımları atmak, faiz ve limit kıskacını gevşetmek bir tercih değil, Türkiye ekonomisinin geleceği için bir zorunluluktur.

Tuncay Yıldırım’ın gür sesiyle önerdiği "Gaziantep Modeli", çökmekte olan üretim çarklarına can suyu olacak bir formüldür; umarız bu reçete bir an önce sahada karşılık bulur.SANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKERSANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKERSANAYİ ÇÖKERSE BANKACILIK DA ÇÖKER EKONOMİ DE ÇÖKER

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Marka Flower Çiçekçi
WhatsApp
İhbar Hattı