Takvimler yaprak yaprak dökülürken, hayatın akışı içinde bazı eksikliklerin yeri hiç dolmuyor. Bugün, bu şehrin sokaklarında, hastane koridorlarında ve en önemlisi binlerce insanın dualarında derin izler bırakıp giden çok kıymetli bir dostun, bir hekimin, bir "insanın" aramızdan ayrılışının dördüncü yılı.
Doktor Hüseyin Mirkelam…
Gaziantep’te ve tüm bölgede sadece bir göz hekimi değildi o; karanlığa gömülmek üzere olan hayatlara uzanan güven dolu bir el, cesaretin ve merhametin ete kemiğe bürünmüş haliydi.
Hekimlik, sadece diplomayla veya teknik bilgiyle icra edilen bir meslek değildir. Hele ki söz konusu göz gibi, dünyaya açılan yegane pencereyse, o iş her şeyden önce yürek ister. Hüseyin Dostum, bu coğrafyada tıp alanında birçok ilke imza atarken, en çok da o kocaman yüreğiyle rehberlik etti hepimize. Birçok hekimin masada kalma ya da başarısız olma riskini göze alamayarak geri çevirdiği, "cesaret edilemez" denilen en komplike, en zorlu ameliyatlara gözünü kırpmadan girerdi. Onun için aslolan kariyer konforu değil, karşısında umutla bekleyen hastanın yeniden ışığa kavuşmasıydı. Kaç insanın dünyasını yeniden aydınlattığını, kaç evladın annesini, babasını yeniden net bir şekilde görmesine vesile olduğunu saymak imkansızdır.
Ama onu sadece başarılı bir cerrah olarak anmak, onun aziz hatırasına eksik kalır. Hüseyin Mirkelam, bu şehrin gerçek anlamda "fakir babasıydı".
Mirkelam Göz Merkezi’nin kapısından içeri giren hiç kimse, cebindeki paraya göre muamele görmedi. Maddi imkânı olmayan, çaresizlikle bükülmüş her boyun, onun odasında bir sığınak buldu. Sağ elin verdiğini sol elin bilmediği bir hayırseverlikle, binlerce yoksulun duasını heybesine doldurdu. Sağlıkta ve eğitimde yaptığı yardımlarla sadece insanların gözlerini değil, geleceğe bakan ufuklarını da açtı. O, şifayı bir ticarete değil, adeta bir insanlık borcuna dönüştürmüştü.
Benim için ise Hüseyin, sadece başarılarını gururla izlediğim bir hekim değil; sarsılmaz bir dost, kelimenin tam anlamıyla bir yol arkadaşıydı. Onunla oturup memleketi konuşmanın, insana dair dertlenmenin, o vizyoner bakış açısını dinlemenin tadı bambaşkaydı. Gidişiyle hem Gaziantep bir protezini kaybetti hem de biz dostları gökyüzümüzden bir yıldızın eksildiğini hissettik.
Dört yıl geçti dostum… Ama açtığın o gözler, dokunduğun o hayatlar ve bu şehre miras bıraktığın o eşsiz "gönül hekimliği" hala canlı, hala ayakta. Sen insanlara ışık saçtın, toprağın da senin ruhun gibi ışıkla, nurla dolsun.
Mekanın cennet, aziz hatıran daim olsun Doktor Hüseyin Mirkelam. Bu şehir ve bu dostun seni asla unutmayacak.