Türkiye’nin sanayi ve ekonomi devlerinden Gaziantep, son günlerde eğitim camiasının "promosyon sancısı" ile çalkalanıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen rekor haberleri öğretmenlerin iştahını kabartırken, Gaziantep’te masaya gelen rakamlar tam bir hayal kırıklığı: 73 bin ile 76 bin TL bandı. Peki, Türkiye’nin başka bir ucunda 110 bin, 115 bin TL’ler havada uçuşurken Gaziantep’teki bu düşük teklif ısrarı neyin nesi?
Matematik Aynı, Adalet Farklı!
Meseleyi en can alıcı noktasından, yani "mantık" penceresinden görelim: Türkiye’nin her yerinde aynı kadro ve derecedeki bir öğretmenin maaşı kuruşu kuruşuna aynıdır. Devletin belirlediği standart maaş skalası Hakkari’de neyse, İstanbul’da odur; İstanbul’da neyse, Gaziantep’te de odur.
Yani bankaların eline geçen "nakit hacmi" ve "müşteri portföyü" neredeyse kişi başına aynıdır. Hal böyleyken sormak gerekmiyor mu? Hacim aynı, risk sıfır, portföy garantili... O halde Gaziantep’teki öğretmenin promosyonu neden 40 bin lira daha az?
Lojistik mi farklı? Maaşlar dijital sistem üzerinden yattığına göre, Gaziantep’teki öğretmene para yatırmak banka için neden daha maliyetli olsun?
40 Bin Liralık "Şehir Farkı" Kabul Edilemez
İstanbul veya Bursa’daki bir banka şubesi eğitimciye 115 bin TL vererek kâr edebiliyorken, Gaziantep’teki aynı bankanın şubesi neden 75 bin TL’de diretiyor? Bu durum akıllara tek bir soruyu getiriyor: Gaziantep’te bankalar arasında sessiz bir mutabakat mı var? Gaziantep, hayat pahalılığı ve kira artışları konusunda Türkiye’nin en zorlu şehirlerinden biri haline gelmişken, promosyon pastasından en küçük dilimin buraya reva görülmesi sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda bir motivasyon kırıklığıdır.
Öğretmenler Müjde Değil, Adalet Bekliyor!
Gaziantep’teki on binlerce eğitim neferi, bankaların "nasılsa kabul ederler" mantığıyla sunduğu bu rakamları kabul etmiyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve yetkili sendikaların, Türkiye genelindeki o yüksek çıtayı Gaziantep’e de taşıması bir lütuf değil, görevidir.
Gazeteci olarak sormaya devam edeceğiz: Gaziantep’in öğretmeni, bankaların kâr hırsına mı kurban edilecek yoksa Türkiye standartlarında adil bir hak mı teslim edilecek? Gaziantep’in öğretmeni "üvey evlat" değildir!