Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

GAZİANTEP’İN BİNLERCE YILLIK KARANLIK MİRASI

Paylaş:
N

Fırat’ın serin sularına bırakılan bir kurşun levha ile bugün bir telefon ekranına fısıldanan tılsımlı sözler arasında kaç bin yıl var? Şehrin temposuna, yükselen sanayisine ve kentsel dönüşümüne baktığınızda her şeyin son derece modern aktığını sanırsınız. Ancak dedikodu kulelerinin, kulaktan kulağa yayılan iddiaların ve sırların ardına şöyle bir eğildiğinizde, bu toprakların en derininde atan o kadim damarı görürsünüz: Kaderi ehlileştirme, görünmeyene hükmetme ve iradeyi ele geçirme arzusu.

Gaziantep ve çevresi, insanlığın varoluşundan bu yana doğa, belirsizlik ve rakip karşısındaki en eski arayışına ev sahipliği yapıyor. Antropolojinin kurucularından James Frazer’ın belirttiği gibi büyü, insanın evreni anlama ve kontrol arzusundaki ilk sistemli hamlesidir. Fırat’ın bereketiyle yoğrulmuş bu coğrafya, Mezopotamya’dan Doğu Akdeniz’e uzanan hat üzerinde büyü düşüncenin en katmanlı biçimde inşa edildiği bir sahnedir.

Bu yolculuğun ilk durağı, yanı başımızdaki Neolitik tapınak alanlarına kadar uzanır. Göbeklitepe ve çevresindeki T-sütunlara kazınan yırtıcı hayvan kabartmaları, yalnızca birer estetik unsur değil; av bereketi sağlamak ve doğanın yıkıcı gücünü dizginlemek amacıyla yapılan ilk "sempatik büyü" örnekleridir. İnsanoğlu sembolün gücüne o çağda inanmış, arzusunu taşa kazımıştır.

Zaman ilerleyip Antik Çağ’a gelindiğinde bölge, gizemli kültlerin merkezine dönüşür. Antik Dülük (Doliche) yerleşimi, Fırtına Tanrısı Jüpiter Dolichenus’un yanı sıra yeraltı tapınaklarında yürütülen gizli Mitras (Mithras) ritüellerine ev sahipliği yapar. Yanı başımızdaki Zeugma’da ise tüccarlar ve aşıklar, rakiplerini alt etmek, ticari başarıyı çökertme ya da iradeleri bağlamak için kurşun levhalara yazdıkları lanet tabletlerini (defixiones) Fırat’ın sularına bırakır. Antik Babil ve Asur’da Aşipu olarak bilinen büyü uzmanlarının Maqlû (Yakma) tabletlerine kazıdığı erkeklik bağlama, kudret kesme ve akıl bulandırma tarifleri, Zeugma’da nehir yataklarına ve mezarlara gömülen kurşun plakalarla biçim değiştirerek varlığını sürdürür.

İslamiyet’in bölgede kök salmasıyla bu birikim yok olmaz; Doğu mistisizmi, Havas ilmi, Ebced hesabı ve Vefk tablolarıyla birleşir. Osmanlı dönemi Antep’inde Türk Şamanizm’inden süzülen nazar pratikleriyle harmanlanarak zengin bir halk hekimliği ve tılsım kültürüne evrilir.

Günümüz Gaziantep folkloruna baktığımızda, Antik Babil’in ve Zeugma’nın gölgeleri biçim değiştirerek yaşamaya devam etmektedir:

Erkeklik ve Kudret Bağlama: Antik dönemdeki balmumu figürinlerin ve iğnelerin yerini, günümüzde düğüm atılan ipler veya mezarlık toprağına gömülen kilitler almıştır.

Ticaret ve İş Bozma: Zeugma’daki ticari çekememezlik lanetleri; dükkan eşiklerine dökülen sirkelere, kapı koluna sürülen gizemli maddelere veya mahzenlere saklanan sabunlara dönüşmüştür.

Korunma ve Teşhis Pratikleri: Nazar ve hastalıktan korunmak için uygulanan ak maji pratikleri (muska, üzerlik tütsüsü, kurt dişi) ile sebepsiz dertlere çare arayan kurşun dökme ritüelleri kültürel refleks olarak korunmaktadır.

Kentleşme büyü ve büyücülük zihniyetini silip atabildi mi? Kesinlikle hayır. Bireylerin tıp karşısında çaresiz kaldığını düşündüğü anlarda, ailevi huzursuzluklarda ya da ani ekonomik krizlerde bu kadim mekanizma yeniden bir psikolojik sığınak olarak beliriyor.

Üstelik metotlar çağa ayak uydurmuş durumda. Antik Babil’de tapınak etrafında şekillenen, Zeugma’da kurşun plakalarla yürütülen bu gizemli pazar; günümüzde evlerin mahrem köşelerinden çıkıp sosyal medya hesaplarına, dijital medyumlara ve mesajlaşma gruplarına kaymış vaziyette. Emniyet birimlerinin zaman zaman gerçekleştirdiği operasyonlar, halkın çaresizliğini ve korkularını istismar eden modern büyücülerin dijital mecraları mesken tuttuğunu gösteriyor.

Neolitik avcının taş sütunundaki kabartmasından Zeugma’nın Fırat’a bırakılan lanet tabletine, Osmanlı’nın vefklerinden günümüzün sanal tılsımlarına uzanan bu hat; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanoğlunun belirsizlik karşısındaki korkusunun ve kaderi yönetme tutkusunun hiç değişmediğini kanıtlıyor. Gaziantep’in bu soyut kültürel mirası, şehrimizin ne kadar derin, gizemli ve çok katmanlı bir hafızaya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

 
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Marka Flower Çiçekçi
WhatsApp
İhbar Hattı