Ticaret hayatı, sabırla örülen bir desene benzer. İpleri doğru yerlerden çekemediğinizde, o büyük halı bozulur; ama vizyoner bir bakışla dokuduğunuzda dünyaya örnek olur. Bugün Türk halı sektörü, tam da bu vizyonla yeni ve kritik bir dönemece girmiş bulunuyor.
Ticaret Bakanlığı’nın güçlü destekleri ve GAHİB Başkanı Zeynal Abidin Kaplan ile yönetiminin öncülüğünde hayata geçirilen Fransa ve İtalya Halı Sektörel Dış Ticaret Heyeti, yola çıkarak Paris’e ulaştı. Bu sadece rutin bir ihracat seyahati değil; zorluklara karşı duran, rüzgarı arkasına değil önüne alan bir sektörün küresel hamlesidir.
Geleneksel Pazarlardaki Daralma ve Yeni Arayışlar
Gözümüzü sadece var olanla sınırlayamayız. Yıllardır bölgemizin ana pazarlarından biri olan Ortaadoğu’da ne yazık ki manzaralar değişti. Bölgede devam eden savaşlar, ihracatçımızı karayolu taşımacılığında adeta çıkmaz sokaklara itti. Lojistik maliyetlerin kabusa döndüğü, 10 bin doları aşan navlun fiyatlarının üreticinin belini büktüğü ve Suudi Arabistan’ın çıkardığı transit vize sıkıntılarının ticareti tıkayarak adeta durma noktasına getirdiği bir gerçekle karşı karşıyayız.
Böyle bir tabloda elleri kolu bağlı oturmak, Türk sanayicisine yakışmazdı. Nitekim yakışmadı da. Çarkların durmaması, ihracat bayrağının yere düşmemesi için artık rotayı yeniden çizmek, geleneksel pazarların yanı sıra güçlü alternatiflere odaklanmak zorunluluk haline geldi. İşte Fransa ve İtalya çıkarması, tam da bu stratejik aklın, Zeynal Abidin Kaplan ve yönetiminin gösterdiği kararlı iradenin ürünüdür.
Milyar Dolarlık Pazarda Payımızı Büyütmek
Avrupa kıtasının kalbi niteliğindeki Fransa ve İtalya, halı ithalatında devasa rakamlara sahip. Sadece Fransa’nın yıllık halı ithalatı 557 milyon dolar seviyesindeyken, Türkiye bu pastadan henüz 32 milyon dolar alabiliyor. Benzer şekilde, 2025 verilerine göre yaklaşık 300 milyon dolar halı ithal eden İtalya’da ise Türkiye’nin payı 17 milyon dolar civarında seyrediyor.
Ortada yaklaşık 1 milyar dolarlık devasa bir ithalat hacmi var. Hedefimiz net: Bu pazarlardan aldığımız payı katlayarak artırmak, Türk halısının kalitesini, zarafetini ve yenilikçi yüzünü Avrupalı tüketicilerle buluşturmak. Paris’te kurulan ilk temaslar ve B2B görüşmeleri, bu hedefin hayal değil, inançla yürütülen bir planın parçası olduğunu gösteriyor.
Geleceği Dokuyan Pırıl Pırıl Bir Kuşak
Bu heyetin en heyecan verici, en umut dolu yönü hiç şüphesiz katılımcı profili. Bu kez heyette sadece deneyimli isimler yok; sektörü geleceğe taşıyacak pırıl pırıl, dinamik bir genç kuşağın ağırlığı var.
Bu gençler sadece ürün satmaya gitmedi; dünya dillerini kusursuz konuşan, Avrupa kültürüne, estetiğine ve tüketici alışkanlıklarına tamamen aşina olan bu yeni nesil, Türk halı sektörünün vizyonunu küresel standartlarla buluşturuyor. Masaya sadece ürün kataloglarıyla değil, modern pazarlama stratejileri ve özgüvenle oturuyorlar. Onları izledikçe, ülkemizin yarınlarına olan inancımız bir kat daha artıyor.
Yolu Açık Olsun
Zorluklar ne kadar büyürse büyüsün, Türk ihracatçısının azmi ve üreticimizin gayreti o engelleri aşacak güçtedir. Paris’ten Milano’ya uzanan bu ticaret köprüsünün kurulmasında, vizyoner projeleriyle her zaman sektörün önünü açan GAHİB Başkanı Zeynal Abidin Kaplan'ın ve yönetim kurulu üyelerinin emeği çok büyüktür. Bu güçlü iradenin, sektörümüze yeni kapılar aralayacağına ve kaybedilen alanların yerini çok daha güçlü pazarların alacağına inancım tamdır.
Başkanından en genç üreticisine kadar bu organizasyona emek veren herkesin yolu ve bahtı açık olsun. Türk halısı dünyayı süslemeye, parlamaya devam edecek!