
Güne bugün Gaziantep’in üzerine çöken o boğucu toz bulutlarıyla başladık. Göz gözü görmeyen, nefes almayı zorlaştıran, kasvetli bir hava… Ancak bu gri atmosferin tam kalbinde, GAİB hizmet binasında bölge ekonomisi için oldukça net, berrak ve gelecek vadeden bir tablo çiziliyordu.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kurulunda, Celal Kadooğlu ve ekibi üyelerin tam desteğiyle yeniden " devam" dedi. Aslında bu sonuç, sadece bir sandık başarısı değil; pandeminin, asrın felaketi depremin ve sınırımızdaki bitmek bilmeyen savaşların gölgesinde verilen bir "güven oyuydu”. İhracatçı, fırtınalı bir denizde macera aramak yerine, rotayı bilen kaptanla yola devam etmeyi seçti.
Masa Başında Değil, Sahada İhracat
Kadooğlu’nun geride bıraktığı 4 yılı anlatırken kullandığı veriler arasında benim en çok dikkatimi çeken başlık, ihracatın sadece mail trafiğiyle değil, "yerinde" yönetilmesi oldu. Cibuti’den Dubai’ye dünyanın bir çok ülkesini kapsayan dış ticaret heyetleriydi. Gaziantep sanayicisinin dünyayı nasıl bir pazar yeri gibi gördüğünün kanıtıydı. Kadooğlu, "Biz gitmezsek, başkaları gelir" mantığıyla hareket ederek GAİB’i adeta bir dış ticaret üssü haline getirdi.
İhracatın Çift Yönlü Diplomasisi
Ancak mesele sadece bizim dışarıya gitmemiz değildi. Bugünün en vurucu notu; dünyanın buraya getirilmiş olmasıdır. Özellikle Rusya ve Afrika ülkelerinden gelen alım heyetlerinin GAİB hizmet binasında ağırlanması, şehrimizi küresel bir ticaret platformuna dönüştürdü. Etiyopya’dan Nijerya’ya kadar onlarca ülkeden gelen iş insanları, binlerce kilometre öteden gelip Gaziantepli üreticiyle GAİB çatısı altında el sıkıştı. Bu "çift taraflı" ticaret diplomasisi, üreticinin kapısına kadar gelen somut bir pazar fırsatıdır ve Kadooğlu döneminin en büyük miraslarından biridir.
GAİB’li İhracatçının Ortak Aklı
Kongrenin gerçekleştiği salonda Ahmet Fikret Kileci’den Zeynal Abidin Kaplan’a Murat Bakır’dan bütün halı yönetimine kadar bölgenin lokomotif isimlerinin bulunması, GAİB’in ve ihracatçının "ortak akıl" gücünün hala dipdiri olduğunun kanıtıydı. Kadooğlu’nun yeni yönetim listesi de bu birleştirici gücü yansıtıyor. Yeni dönemde bizi bekleyen sürdürülebilirlik ve pazar çeşitliliği sınavlarında, bu tecrübeli kadronun varlığı en büyük güvencemiz olacak.
Sonuç olarak; dışarıdaki o boğucu toz bulutu elbet dağılacak; ancak GAİB çatısı altında kurulan bu ticari köprüler, Afrika’dan Avrupa’ya, Uzakdoğu'dan Amerika'ya kadar uzanan o sağlam yollar, Gaziantep’in önünü her daim açık tutacaktır. Kurumsal hafıza ve istikrar kolay inşa edilmez; Gaziantep ihracatçısı bugün bu hafızaya sahip çıkarak sağduyulu bir karar vermiştir.
Yeni dönemin tüm ihracat ailemize ve şehrimize hayırlı olmasını dilerim.
