Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kuralların Tabutuna Çakılan Son Çivi; Düzensizliğin Yeni Düzeni

Paylaş:
N

Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana biriktirdiği tüm "insani ve hukuki" mirası, Mart 2026’nın puslu sabahlarında bir kenara itti. Artık Birleşmiş Milletler koridorlarında yankılanan o süslü diplomasi cümlelerinin bir hükmü yok. Bugünün dünyasını yöneten şey uluslararası hukuk değil; Washington’dan yükselen "Canım ne zaman isterse, savaşı o zaman bitiririm" restidir. Bu, kuralların tabutuna çakılan son çividir.

Orman Kanunu Geri Döndü

İnsanlık, güçlünün haklı olduğu o karanlık "Orman Kanunu" dönemine ışık hızıyla geri döndü. Gazze’den İran hattına uzanan o ateş çemberi, sadece sınırları değil, vicdanları ve yazılı tüm hukuk metinlerini de yakıp kavuruyor. Bir yanda "ekonomi ve emlak projesi" gibi görülen savaşlar, diğer yanda "hissiyatla" yönetilen krizler... Bu düzensizlik, lidersiz ve pusulasız bir dünyanın faturasıdır.

Gaziantep; Ateş Hattındaki Sanayi Devinin Sınavı

Bu küresel depremin artçı sarsıntılarını biz burada, Gaziantep’in sokaklarında, OSB’nin gürültüsünde hissediyoruz.

İhracatta "Savaş Freni" Mart’ın ilk yarısında yaşanan %39’luk ihracat kaybı, sadece bir istatistik değil; bir şehrin alın terinin küresel kuralsızlığa kurban edilmesidir.

Navlun Fırsatçılığı; Navlun fiyatlarına eklenen "çatışma primleri", Antepli sanayicinin sırtına binen yeni bir yüktür. Üretmek yetmiyor, malı o "kuralsız denize" indirmek artık başlı başına bir risk.

Betonun Soğuk Yüzü ve Belirsizlik

Konut piyasası ise bu kaosun en somut yansıması. İbrahimli’de 60 bin TL’yi aşan metrekare fiyatları bir zenginlik göstergesi değil, parayı betona gömerek "hayatta kalma" içgüdüsüdür. Sınırın ötesinden gelen her haber, Antep’in emlak endeksinde bir duraksamaya, bir "bekle-gör" sancısına dönüşüyor. İnsanlar sığınacak bir liman arıyor ama denizde fırtına dinmiyor. 

Kendi Göbeğini Kesmek

Bu kuralsız ormanda ayakta kalmanın tek yolu, başkasının yazdığı ama kendisinin uymadığı kurallara bel bağlamak değil; kendi gücüne güvenmektir. Türkiye, bu "fetret devrinde" hem askeri hem ekonomik zırhını perçinlemek zorunda. Zira artık biliyoruz ki Hukukun bittiği yerde, sadece en güçlüler ve en akıllılar ayakta kalır.

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı