Coğrafyamız, tarih boyunca ticaretin ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğu kadar, ne yazık ki krizlerin ve çatışmaların da merkez üssü olageldi. Bugün yakın çevremizde, Orta Doğu’da, Rusya ve Ukrayna hattında yaşanan savaşlar ve istikrarsızlıklar, geleneksel pazar akışımızı doğrudan etkiliyor; ihracatçımıza önemli zorluklar yaşatıyor. Geleneksel rotalardaki bu daralmalar, Türk ihracatçısını sıradan bir tüccar olmaktan çıkarıp adeta küresel birer coğrafi kaşife dönüştürdü.
İşte bu zorlu tablonun ortasında, Gaziantep’in halı sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerimiz durmuyor, pes etmiyor; aksine yelpazeyi genişletmek, kaybedilen pazarları geri kazanmak ve yepisyeni coğrafyalara yelken açmak için canla başla çalışıyor. Son olarak halı sektörümüz tarafından Kolombiya ve Panama’ya düzenlenen dış ticaret heyeti de bu stratejik vizyonun en taze ve en somut adımlarından biri oldu.
Masa Başında Kaynatılan Dedikodu Kazanına Karşı Sahada Mücadele
İşte bu zorlu süreçte bir yanda memleket sevdasıyla risk alanlar var, diğer yanda ise maalesef masa başında felaket tellallığı yapanlar... Son dönemde Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB) üzerinde estirilmeye çalışılan olumsuz havalar, kulaktan kulağa yayılan iflas ve konkordato dedikoduları kimsenin gözünden kaçmıyor.
Özellikle bazı bankacıların firma ziyaretlerinde etik sınırları ve haddini aşarak, başka şirketlerin özel mali bilgilerini sohbet malzemesi yapması; karnından konuşan odakların bu söylentilerin üzerine eklemeler yaparak dedikodu kazanını kaynatması sanayicimizin moralini bozmaya yetmiyor, aynı zamanda bu kentin emeğine saygısızlık niteliği taşıyor.
Oysa herkesin şunu çok iyi anlaması gerekir: Türkiye ekonomisi için ihracatı artırmak artık bir tercih değil, bir beka meselesidir. Gaziantepli sanayici ve ihracatçı bu bilincin farkındadır. Bir yanda dedikodu çarkını döndürenlerin sığ yaklaşımı dururken; diğer yanda uykusundan, sağlığından, ailesinden feragat ederek, gecesini gündüzüne katıp uzak coğrafyalara koşan fedakâr bir irade vardır. Gaziantep OSB’nin gücü masa başındaki dedikodularla değil, dünyanın dört bir yanında dalgalandırılan Türk bayrağıyla ölçülür!
Sanayi Çarklarının Dönebilmesi İçin Topyekün İhracat Seferberliği
Gaziantepli sanayici ve ihracatçı çok iyi biliyor ki bu kadim şehirde fabrika bacalarının tütebilmesi, devasa sanayimizin çarklarının kesintisiz dönebilmesi doğrudan ihracata bağlıdır. Küresel ve bölgesel krizlerin kıskacında, bugün ne yazık ki iflasın eşiğine kadar gelmiş, var olma mücadelesi veren sanayicilerimizin geleceği dahi tam da bu ticaret heyetlerinin yurt dışından getireceği müjdeli haberlere, kuracağı yeni köprülere ve elde edeceği başarılara endekslenmiştir.
İşte bu hayati bilincin farkında olan Gaziantep; üretimin durmaması, istihdamın korunması ve bacaların sönmemesi adına adeta topyekün bir ihracat seferberliği ilan etmiş durumdadır. Her fabrika bir cephe, her ihracatçı ise bu ekonomik mücadelenin gözü pek bir neferidir. Zorluklar karşısında sinmek yerine riski satın alan, coğrafyaları aşan bu adanmışlık; yalnızca bir ticaret arayışı değil, kentin ve ülkenin geleceğini ayakta tutma iradesidir.
Uçaklarda Başlayan Karşılaşmalar ve “Uyumayan” İhracatçı
Bu dinamizmin en net kanıtını dönüş yolculuğunda havada, yani gökyüzünde yaşadık. İstanbul uçağında diğer ihracatçılarımızla karşılaştık; kimisi Kolombiya ve Panama’dan, kimisi ABD’nin farklı eyaletlerinden, kimisi de Rusya’dan dönüyordu. Hatta bazı halı firmalarımızın dış ticaret temsilcilerinin dahi Amerika’daki küresel pazarlardan koştura koştura aynı uçaklara bindiğine şahitlik ettik.
Görüyoruz ki bugün dünyanın dört bir tarafına giden her uçakta, 15-16 saatlik mesafeleri gözü kırpmadan aşan, büyük fedakarlıklarla ürününü, bayrağını, şehrini ve ülkesini tanıtan bir Türk ihracatçısı var. İşin özü şudur: İhracatçı uyumuyor. Uykusundan, konforundan ödün vererek dünyanın ezber edilmemiş coğrafyalarında pazar arayan bu fedakar irade, Türkiye ekonomisinin en büyük güvencesidir.
Dört Koldan Küresel Çıkarma: Sadece Dışarıda Değil, Evimizde de Zirvedeyiz
Türk ihracatçısının mücadelesi sadece sınırların ötesinde değil, ev sahipliği yaptığımız dev organizasyonlarla da dört koldan sürüyor. Nitekim daha geçen hafta, Kuru Meyve İhracatçılar Birliğimizin Gaziantep’te gerçekleştirdiği uluslararası satın alma heyeti bunun en taze kanıtıydı. Bir yandan uzak ülkelere 15 saatlik uçuşlarla "çıkarma" yapan ihracatçımız, diğer yandan dünyanın dört bir yanından alıcıları Gaziantep’e, şehrimizin ocağına taşıyor. Dünya pazarlarına adeta dört koldan kuşatıcı bir hamle yapan sektörümüz, hem yerinde pazarlama hem de ağırlama kültürüyle destan yazıyor.
Genç Kuşak Omuz Omuza; Geleceğe Yürüyen Halı Sektörü
Bu heyecan verici yolculuğun en umut verici detaylarından biri de Kolombiya-Panama heyetinin büyük kısmının gençlerden oluşmasıydı. Babalarından, atalarından devraldıkları köklü halı kültürünü ve sektörel mirası sadece korumakla kalmayıp küresel vizyonla harmanlayan sevgili genç ihracatçılarımız; bu bayrağı daha da yükseklere taşıyacaklarına olan inancımızı her geçen gün pekiştiriyor. Onların dinamizmi, sektörün yarınlarına duyulan güvenin en net teminatıdır.
Güçlü Kurumsal İradeye ve Liderlere Teşekkür
Bu büyük başarının arkasında, ihracatçımızın önünü açan kararlı bir vizyon yer alıyor. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Genel Sekreterliği başta olmak üzere, bu zorlu organizasyonların hayata geçmesinde emeği geçen tüm birlik yönetimimize ve kurum çalışanlarımıza şükran borçluyuz. GAİB bünyesinde özveriyle faaliyet gösteren dört ayrı birlik başkanımıza ve yönetim kurullarına da özel bir teşekkür sunmamız gerekir: GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan’a, GAHİB Başkanı Zeynal Abidin Kaplan’a, Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu’na ve Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır’a şükranlarımızı sunuyoruz.
Bir teşekkür de ihracatçımızın her daim yanında duran Ticaret Bakanlığımıza... Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat ve güçlü ekibi ile yurt dışında gece gündüz demeden görev yapan Ticaret Müşavirlerimizi de bu vesileyle yürekten tebrik ediyoruz.
Yazı dizimizin bu ilk bölümünde genel resmi çizerken, ilerleyen yazılarımızda bu uzak ülkelerde gerçekleştirilen nokta atışı çalışmaların ve ülke bazlı temasların detaylarını paylaşmaya devam edeceğim.
Çünkü biz biliyoruz ki; bu toprakların üreten elleri ve yorulmak bilmez iradesi olduğu sürece, Türk halısı dünyanın her köşesinde ses getirmeye devam edecektir.