Yavuzeli’nin dört köyünde aylardır süren direnişi yerinde inceleyen Meriç, beraberinde CHP
İl Başkanı Vakkas Acar, Yavuzeli İlçe Başkanı Ali Çelik ve CHP heyetiyle birlikte halkın
tepkisini dinledi. Bölge halkının ortak yaşam alanlarını savunduğunu belirten Meriç, şu
ifadeleri kullandı:
“Dört köyün halkı toprağını, yaşam alanını, geçim kaynağını savunmak için bir araya gelmiş
durumda. Çünkü sermaye yine en kolay yoldan kâr etmenin peşinde; gözünü köylünün
merasına, tarihine, fıstık ve zeytin ağaçlarına dikmiş.”
Proje Bilimsel ve Ekolojik Açıdan Kabul Edilemez
GES projesinin bilimsel, ekolojik ve toplumsal açıdan kabul edilemez olduğunu vurgulayan
Meriç, şunları söyledi:
“Fıstık ve zeytin ağaçlarının kesilmesi, tarihi dolma mezarların yok edilmesi, dört köyün
hayvancılığının bitirilmesi söz konusu. ‘Taşlık araziye yapacağız’ diye izin alıp, mera ve fıstık
alanına yönelmişler. Bu açık bir usulsüzlüktür, açık bir aldatmacadır.”
Köylülere Yönelik Tehdit İddiaları
Köylülerin tehdit edildiğine ilişkin iddiaları da gündeme taşıyan Meriç:
“‘Cumhurbaşkanı arkamızda, karşımızda duramazsınız’ diye köylüleri korkutmaya
çalışıyorlar. Belediye Başkanı’nın ‘Orada yirmi beş hayvan var, ne olacak’ sözleri ise halkın
emeğini, doğasını ve tarihini hiçe sayan bir zihniyetin itirafıdır.”
Halkın Net Tutumu: ‘GES’e Değil, Talana Karşıyız’
Bu tavrı “sermaye aymazlığı” olarak tanımlayan Meriç, köylülerin net bir tutum sergilediğini
belirtti:
“Köylüler ‘GES’e değil, talana karşıyız’ diyor. Muhtarlar tehdit edilse de halk korkmuyor;
‘Toprağımızdan, doğamızdan vazgeçmiyoruz’ diyerek direniyor.”
‘Bu Toprakları Talan Ettirmeyeceğiz’
Meriç, bölge halkına destek vermeye devam edeceklerini ve hukuki ile siyasi süreci takip
edeceklerini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu toprakları halka küfreden bir şirkete teslim etmeyeceğiz. Köylü vazgeçmeyecekse biz de
vazgeçmeyeceğiz. Gerekirse Gaziantep Valiliği’nin önünde, Büyükşehir Belediye
Başkanlığı’nın kapısında sabahlarız ama bu talana geçit vermeyiz.”