Elektrik, diğer birçok enerji formunun aksine büyük ölçekli olarakdepolanamadığı için, talep arttığında üretim de aynı hızla artırılmak zorundadır.Sanayileşmenin hızla arttığı, 1930-1940’lı yıllarda, dünyada, elektrik üretim kaynağı hidrolikve termik santrallerden oluşuyordu.Bu dönemlerde gece ve gündüz arasındaki tüketim farkı çok yüksekti. Büyük kapasite ile,sürekli üretim yapan termik santrallerin, kısa sürede, hızlı şekilde üretim kapasitelerinideğiştirmeleri zor olduğundan, bundan dolayı dünyada uzun yıllardır pompaj HES’li sistemlerkullanılmaya başlanmıştı.Pompajlı hidroelektrik santralleri aslında bir enerji depolama sistemidir.Bu sistemde;Elektrik talebinin yüksek olduğu saatlerde, su türbinlerden geçirilerek alt rezervuara aktarılır.Elektrik talebinin düşük olduğu saatlerde (genellikle gece saatleri) sistemdeki türbinçalıştırılır ve su alt rezervuardan üst rezervuara basılır.Günümüzde gece ve gündüz elektrik tüketimi arasındaki fark giderek azalmıştır. Ancakbununla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payınınartması, sistemde dengeleme ve regülasyon ihtiyacını daha da önemli hale getirmiştir.Bu noktada pompajlı hidroelektrik santralleri eskiye nazaran hem elektrik sisteminindengelenmesinde hem de iletim hatlarının daha verimli kullanılmasında önemli bir rolüstlenmektedir.Dolayısı ile Ülkemizde ve dünyada yenilenebilir enerjinin kullanılması hedefidoğrultusunda pompaj sistemi vazgeçilmezdir.Sistemden kısaca bahsedecek olursak;Pompajlı hidroelektrik santrallerinde motor-jeneratör ünitesi çift yönlü çalışacak şekildetasarlanır. Elektrik üretimi sırasında ünite jeneratör olarak çalışır; üst rezervuardan altrezervuara bırakılan su, türbini döndürerek elektrik üretimini sağlar. Pompaj modunda iseaynı ünite motor olarak çalışır. Şebekeden aldığı elektrik enerjisiyle pompa-türbin sistemiçalıştırılır ve su alt rezervuardan üst rezervuara basılır.Mevcut hidroelektrik santrallerinin bir kısmı, teknik olarak uygun olması halinde, pompajlısistemlere dönüştürülebilir. Bunun yanında, bazı uygulamalarda pompaj işlemi için ayrıpompa ve motor sistemlerine ihtiyac duyulacaktır.Bu sistemle, aslında, yenilenebilir enerji kaynaklarını, hidrolik kaynağa dönüştürmüşoluyoruz.Eğer pompajlı santrallerle etkin bir enerji planlaması yapmak istiyorsak, yenilenebilirkaynakların bir kısmı anlık tüketimi karşılamak için, diğer bir kısmı ise pompaj sisteminibeslemek amacıyla planlanmalıdır. Böylece yenilenebilir enerji kaynakları, talebe uygun vedaha verimli bir şekilde kullanılabilir. Özellikle gece üretim yapabilen RES yatırımlarına
öncelik verilmesi büyük önem taşımaktadır. Gündüz GES, gece ise RES üretiminin devredeolması, enerji üretiminin daha dengeli ve planlı bir şekilde yönetilmesini sağlar.Örneğin, 150.000 MW kurulu gücünde yenilenebilir enerji santrallerine sahip olsak bile, bukapasite tek başına enerji tedariğine çözüm oluşturmaz. Çünkü güneş ve rüzgar gibikaynaklar, 24 saat boyunca lineer enerji üretmezler. Bu nedenle kurulu gücün bir kısmı atılkalır. Bunun içindir ki; bu atıl kalabilecek kapasiteler, pompajlı hidroelektrik santraller içinkullanılmalıdır.Atatürk Barajı’nın yıılık ürettiği elektrik yaklaşık 9 milyar kWh’tır. Pompaj sistemle,toplamda aynı barajdan( aynı sudan) yılda 18 milyar kWh elektrik üretmiş olacağız.Atatürk Barajı gibi birkaç büyük rezervuara, GES pompaj depolama entegre edilirse,Türkiye’de, hem RES, hem GES entegrasyonu kolaylaşacak, hem de şebeke dengesi ciddişekilde güçlenecektir.Yapılacak yeni rezervuarlı HES’ler pompajlı şekilde yapılmalıdır.Bu konu, Ülkemiz açısından son derece stratejik bir başlıktır. Enerji güvenliği, aynı zamandamilli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle geç kalınmamalı, gerekli adımlarivedilikle atılmalıdır. Önemsediğimiz bu konuya ilişkin görüş ve önerilerimizi ilerleyensüreçte de paylaşmaya devam edeceğiz.