Kaya, doğanın insanlara Allah’ın bir “emaneti” olduğunu vurgulayarak, hazırlanmış olan düzenlemeye karşı çıktıklarını ifade etti.
Konuşmasında çevre konusunun ideolojiler üstü bir mesele olduğuna dikkat çeken Kaya, Karl Marx ve Mehmet Akif Ersoy’dan yaptığı alıntılarla iktidarı doğa konusunda daha hassas davranmaya çağırdı.
“Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser”
Doğanın ekonomik bir araç gibi görülmesine karşı çıktıklarını dile getiren Kaya, vahşi kapitalizmin doğaya yaklaşımını eleştirdi. Karl Marx’ın sözlerine atıfta bulunan Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Meselenin özü, vahşi kapitalizmin doğayı, canlıları ve insanlığı yalnızca gelir getirecek materyaller olarak görmesidir. Karl Marx’ın dediği gibi kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser.”
Kaya, doğanın maden ruhsatları ve betonlaşma uğruna tahrip edilmesine karşı olduklarını belirtti.
“99 yıllık tahsis hangi vicdana sığar?”
Kanun teklifinde yer alan 99 yıllık intifa hakkı süresine de tepki gösteren Kaya, bu sürenin kabul edilebilir olmadığını ifade etti.
Kaya, “Bu kanun teklifindeki intifa hakkı süresi hangi aklî ve vicdanî gerekçeyle 99 yıla çıkarılıyor? Kalkınma demek vatan toprağını bir kupon arazi gibi parselleyip ‘Ne çıkarsa bahtına’ diyerek ekosistemi yok etmek değildir” dedi.
Mehmet Akif’in dizeleriyle uyardı
Konuşmasında İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü de hatırlatan Kaya, Mehmet Akif Ersoy’un “Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?” dizeleriyle başlayan şiirini kürsüden okudu.
Doğanın korunmasının önemine dikkat çeken Kaya, bir ormanın kısa sürede yok edilebileceğini ancak yeniden oluşmasının uzun yıllar aldığını belirterek, “Bir ormanı dakikalar içinde yok edebilirsiniz ama onu geri getirmek bazen yüzyıllar sürer, bazen de mümkün olmaz. Bu nedenle millî parkların sermaye parklarına dönüştürülmesine itiraz ediyoruz” ifadelerini kullandı.