Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

GİTMESİ GEREKEN BELLİ: DEVLETİN ONURU VE MİLLÎ İRADE

Paylaş:
N

Son günlerde kamuoyuna yansıyan “milletvekillerinin İmralı’ya gidip terör örgütü elebaşıyla görüşmesi kaçınılmazdır” yönündeki açıklamalar, Türk milletinin hafızasında derin bir rahatsızlık yaratmıştır. Çünkü bu söylem, sadece bir politik tercih değil; devletin bekası, hukukun üstünlüğü ve millî iradenin namusu ile ilgilidir.
Devlet, kendi topraklarında terörle mücadele ederken; bir siyasetçinin “görüşme kaçınılmazdır” ifadesi, toplumsal vicdanı yaralar. Milletin temsilcileri, milletin düşmanıyla değil, milletin geleceğiyle meşgul olmalıdır.
Eğer birileri İmralı’ya gitmeyi bu kadar istiyorsa, o yolun milletvekillerine değil, o fikri savunanlara açık olduğunu bilmelidir. Çünkü devletin kapısı, devleti yıkmak isteyenlerle pazarlık edenlere değil, devleti yüceltmek isteyenlere açıktır.


OLUMLU YANLAR

Bu tartışmaların kamuoyuna açık biçimde konuşulması, milletin sağduyusunun diri kaldığını göstermektedir. Türk halkı, geçmişte yaşanan acılardan ders çıkararak terörün meşrulaştırılmasına izin vermemektedir. Devletin kurumları, özellikle güvenlik birimleri, bu hassasiyetin farkında olarak kararlılıkla görevini sürdürmektedir.
Milletin ortak refleksi, bölünmeye değil birliğe yöneliktir. Bu da Türk demokrasisinin en güçlü yanıdır. Toplumun her kesiminden yükselen tepkiler, vatan sevgisinin partiler üstü bir duygu olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.


OLUMSUZ YANLAR

Ancak, siyasetin bazı alanlarında hâlâ “diyalog” adı altında terörle pazarlık arayışlarının gündeme getirilmesi, Türkiye’nin on yıllardır ödediği bedellerin unutulduğunu göstermektedir. Devletin kurumlarını ve milletin değerlerini aşındıran bu söylemler, toplumsal kutuplaşmayı artırmakta; halkın güven duygusunu zedelemektedir.
Bürokrasi ve medya kanallarında bu tür açıklamalara sessiz kalınması, sorumluluk bilincinin zayıfladığını işaret eder. Bir millet, terörle değil, teröre karşı yekvücut olmalıdır. Aksi halde, “demokrasi” adı altında teslimiyetin kapıları aralanır.


SONUÇ

Devletin bekası, siyasî hesapların değil, millî vicdanın konusu olmalıdır. Terörle mücadele, iktidar ya da muhalefetin değil, bütün milletin ortak meselesidir.
“Devlette devamlılık esastır” ilkesi, her dönemde geçerliliğini korur. Bugün devleti yönetenler, geçmişte bu toprakları kanıyla koruyanların mirasçısı olduklarını unutmamalıdır.
Millet, artık terörle masaya oturan siyaset değil; terörü tarihe gömecek irade görmek istiyor. Gerçek milliyetçilik, terörle müzakere etmekte değil; devletin onurunu korumakta gizlidir.


OKUYUCUYA SORULAR

  1. Bir milletvekili, terör örgütü elebaşıyla görüşmeyi “kaçınılmaz” görebilir mi?
  2. Devletin onuru ile siyasi çıkarlar çatıştığında, hangisi korunmalıdır?
  3. Terörle müzakere süreci, barışa mı yoksa yeni bölünmelere mi zemin hazırlar?
  4. “Devlette devamlılık esastır” ilkesi, bugünün siyasetinde nasıl korunmalıdır?

Anıt Kabir

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı