Bu nedenle, tarımsal üreticilerin desteklenmesi ve haklarının korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Son dönemde tarımsal elektrik aboneliği konusunda üreticilerin mağdur edildiğine ilişkin değerlendirmeler kamuoyunda sıkça dile getirilmektedir. Ancak bu konunun tüm yönleriyle ve hakkaniyet çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.
Öncelikle, tarımsal elektrik aboneliği talep edilen arazilerin hukuki niteliği açık bir şekilde değerlendirilmelidir. Eğer sera ve tarımsal faaliyet yürütülen alanlar mevcut imar planı ya da mevzi imar planı kapsamında kalmış ve arsa niteliği kazanmışsa, bu alanların tarımsal desteklerden yararlanması yeniden gözden geçirilmelidir. Çünkü bu durum, gerçekten üretim yapan çiftçilerimizin hak kaybına neden olabilecek haksız bir uygulamaya dönüşebilir.
Buna karşılık, imar planları dışında kalan ve resmi kayıtlarda tarım arazisi olarak görülen alanlarda; sulama, ürün işleme ve üretimin gerektirdiği tarımsal amaçlı kullanımlar için elektrik aboneliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.
Ayrıca, tarımsal elektrik aboneliği verilirken aboneliğin yalnızca tarımsal amaçlarla kullanılacağına ilişkin taahhüt alınması ve bu kullanımın düzenli olarak denetlenmesi uygun olacaktır. Tarım arazilerinin daha sonra imar planına alınarak konut veya farklı kullanım alanlarına dönüşmesi halinde ise, tarımsal amaçla sağlanan elektrik abonelikleri ve bu kapsamda verilen destekler yeniden değerlendirilmeli, gerekli durumlarda iptal edilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.